Amanos dağının eteğinde kurulmuş olan Issızca köyünün tamamen doğal ve oldukça güzel yaylaları vardır. Dağlar üzerinde, genellikle iğne yapraklı çam ağaçları bulunmakta olup, yüksek kesimlerinde Meşe (Eğreti) ağaçları ile bunların türleri (Demircik, palamut, dalgara, v.s) mevcuttur. Ayrıca dağların alçak kesimlerinde Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü yerlerde bulunan Maki ağaçları bulunmaktadır. Bu yaylaları bulundukları yer itibariyle bir uçtan bir uca sıralayacak olursak;
1- KIŞLA: Köyümüzün Güney istikametinde yer almaktadır. 2000 yılına kadar yaz aylarında bu yaylaya birkaç ailenin göç ettiği bilinmekte olup 2000 yılından sonra yayla göç almamaktadır. Önceki yıllarda göç eden ailelerin halen yayla evleri orada varlığını devam ettirmektedir. Yaylanın ulaşımı Yarpuz (Cebel) yaylası yolundan araçlarla yapılmakta olup, ayrıca Köyümüzün içerisinden patika yoluyla da yapılmaktadır.
Yaylanın Güneydoğu istikametinden pınarlardan çıkan suların birleşmesiyle oluşan çok güzel bir görünüme sahip olan Çay oluşmuştur. Çayın akış istikameti Çona köyünün içerisinden geçtiği için bu köy bağ, bahçe ve tarla sulama ihtiyacını karşılamaktadır. Çayın içerisinde tamamen doğal ortamda yetişmiş ve halende yaşamakta olan Alabalık türü bulunmaktadır. Kışla yaylasına göç eden köylülerimiz bu balıkları zıpkın denilen aletlerle avlamışlardır. Yaylanın yerleşim yerlerinde su pınarları mevcuttur. Bu su pınarları bir yerde toplanmış, su tesisatı çekilerek köyümüzün ve karşı iki köyün içme suyu ihtiyacını karşılamıştır.
Kışla yaylasına patika ile gidilirken, Söğütcük yaylasını geçtikten sonra sarı seki bölgesine gelmeden önce çok dar ve sığ olan ‘Kısık’ bölgesi oldukça tehlike oluşturmaktadır. Çünkü burası çok dar ve bir uçurum görünümündedir. Özellikle binek ve diğer hayvanların geçmesini zorlaştırmaktadır.
2- SÖĞÜTCÜK: Köyümüzün Güney istikametinde yer almaktadır. Kışla yaylasının giderken köy patikası bu yaylanın içerisinden geçmektedir. Yayla Büyük bir çınar ağacının dibinden çıkan, su pınarının etrafından oluşmaktadır. Su pınarı ağaç oymasından yapılmış bir oluk içerisinden çıkarak akmaktadır. 1980’li yıllarda bazı aileler yaz aylarında göç etmiş olup buraya yayla evi inşa edilmemiştir. Yaylanın ulaşımı tamamen patika üzerinden yapılmaktadır. Osmaniye’den Köyümüze gelirken dağa doğru bakıldığında yaylada bulunan büyük çınar ağacı görülebilmektedir.
3. CEMEL: Söğütcük ve Keçi yaylası arasında kalan bölgede içerisinde bir çınar ağacı ve bu çınar ağacının dibinden su kaynağı çıkan ‘Cemel’ bölgesinin yaylalardan kalır bir yanı yoktur. Etrafında çam ormanlığı ve makilik bulunmakta olup, ulaşımı yalnızca patika yolu ile yapılmaktadır.
4- KEÇİYAYLASI: Köyümüzün Güneydoğu istikametinde yer almaktadır. Yaylada 3-4 adet büyük Çınar ağaçları mevcuttur. Bu çınarların birinin dibinden su pınarı çıkmaktadır. Yine bu su pınarının çıktığı yere ağaçtan oyma oluk yapılmıştır. Keçi Yaylasına 1980’li yıllara kadar yaz aylarında göç yapıldığı bilinmekte olup, günümüzde göç yapılmamaktadır. Yaylanın ulaşımı patikadan yapılmakta ve ayrıca Kükürtlük istikametinden gelip Kovanız yaylasının içerisinden geçen araç yolu yaylanın üst kısmına kadar gelmektedir. Bu araç yolu yenilenme çalışması yapılmadığından özelliğini kaybetmiştir.
5- KOVANIZ: Köyümüzün Güneydoğu istikametinde yer almaktadır. Etrafı doğal Çam ağaçları ile çevrili olan yaylanın değişik yerlerinden çıkan pınarların birleşmesi ile küçük bir akarsu deresi oluşmuştur. Bu akarsu Köyümüzün Güney kısmında kalan Kozlu dere mahallesine akmaktadır. Kozlu dere mahallesi bahçelerini bu su ile sulamaktadır. Yine 1990’lı yıllara kadar bu yaylaya yaz aylarında göç yapılmış, daha sonra göç durmuş, 2005 yılından itibaren artan yaz sıcakları nedeni ile yaylacılık tekrar hatırlanmış ve yine birkaç aile mevsimlik göç etmeye başlamıştır. Kovanız Yaylası Aşağı Kovanız ve Yukarı Kovanız olarak iki bölümden oluşmaktadır. Yaylanın doğu kısmında bulunan yamaçlarda yöremiz insanının el süpürgesi yapımında kullandığı ‘Boruk’ diye tabir edilen bitkiler oldukça çoktur. Daha önceleri köy halkımız İlkbaharın gelmesi ile birlikte büyükbaş hayvanlarını özellikle Kovanız yaylasına bırakarak onların başıboş/serbest şekilde otlayarak beslenmesine imkân veriyorlardı. Yaz ayı sonunda ise bu yaylaya gelerek tekrar hayvanlarını alarak köye indiriyorlardı. Kovanız Yaylasının ulaşımı Kayalı (Çağşak) köyünün içinden geçen araç yolu ve ayrıca köyümüzden gelen patika yollarla sağlanmaktadır.
6. ASLAN: Kovanız Yaylasının Güneydoğu kısmında yer almaktadır. Çok eski yıllarda yaz aylarında göç almış olup uzun yıllardan bu yana göç almamaktadır. Burası bir yayladan ziyade büyük bir bölgeyi oluşturmaktadır. Diğer yaylalarımızdaki gibi bu bölgede de çıkan pınarın önüne ağaçtan oyma bir oluk yapılmış ve suyun içimine imkan sağlanmıştır. Aslan Dağının etrafında yabani kirazlar bulunmaktadır. Özellikle Ağustos ayının sonu ve Eylül ayı içerisinde bu kirazlar olgunlaşmaktadır. Bu bölgenin yine bir başka özelliği diğer yaylalarda çam ağaçlığı hüküm sürerken buradan itibaren yüksek kesimlere doğru meşe türleri ağaçların başlamasıdır. Ağaçların içerisinde sağlam yapı malzemesi olarak kullanılan ‘Ardıç’ ağacına buralarda sıkça rastlanmaktadır.
Yaylanın ulaşımı tamamen patika yolu ile yapılmaktadır. Yaya veya binek hayvanları ile yaklaşık 1,5 (bir buçuk) saat kadar bir zaman içerisinde yaylaya ulaşılabilir. Köyden bu bölgeye kadar gelen patika yolu Aslan Dağının üst kısmında bulunan ve yine bir yaylayı andıran ‘Eğri Ağaç’ bölgesinde son bulmaktadır.
7. İNCİRLİ DERE: Kovanız Yaylası ile Kükürtlük Yaylası arasında kalan bölgede yer almaktadır. Bu bölgede diğer yaylalarda olduğu gibi küçük bir su kaynağı mevcuttur. Konar ve göçer yaylacılık yapılmamaktadır.
8. KÜKÜRTLÜK: Köyümüzün doğu kısmına yakın bölgede yer almaktadır. Bu bölgede şifalı kaplıca suyu türünde su kaynağı çıkmaktadır. Çıkan suyun özellikle bazı cilt hastalıklarına şifa verdiği inanışı yaygındır. Cildinde yara ve benzeri rahatsızlığı olan insanlar suyu ve suyun çamurunu harici olarak cilde sürerek şifa ummaktadır.
Kükürtlük suyunun etrafındaki beyazımsı şekilde bulunan kükürtlü toprak bölge insanının mahsulünde meydana gelen maraz hastalığında zirai ilaç yerine kullanılmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır.
Kükürtlük suyunun yaklaşık 300–400 metre doğu kısmındaki küçük akarsuyun etrafındaki çam ağaçlarının ve çınarların dibine yöre halkımız, çardaklar ve haymalar kurarak yaylacılık kültürünü devam ettirmektedir. Özellikle son yıllarda Küresel ısınmanın meydana getirdiği sıcak yaz mevsimleri yaylalara ilgiyi arttırmış olup yaylacılık kültürü tekrar canlanmaya başlamıştır. Halkın yayla çardağı kurdukları bölgenin hemen yakınında büyük bir kayanın içerisinden küçük sızıntı şeklinde çıkan suyun toplandığı yere küçük bir oluk yapılmış olup, yaylacıların içme suyu ihtiyacını karşılamaktadır.
Kükürtlük yaylasının civarından çıkan su pınarlarının bir araya gelmesi ile küçük bir akarsu deresi oluşmuş bu dereciğe kükürtlük suyunun da birleşmesi ile ‘Sarısu’ meydana gelmiştir. Bu suya Sarısu denilmesinin nedeni ise, kükürtlü suyun aktığı yerlerde sarı renk oluşturmasından kaynaklanmıştır.
9. GUSCA: Kükürtlük yaylasının Güneydoğu kısmında yer almaktadır. Geçtiğimiz yıllarda mevsimlik olarak (İlkbahar Yaz döneminde) özellikle Büyükbaş hayvan besiciliği yapanlar burayı mesken olarak kullanmışlar, günümüzde ise herhangi bir göç almamaktadır. Köyümüze Kışla yaylasının suyu getirilmeden önce su ihtiyacı buradan çıkan suyun köyümüze getirilmesiyle karşılanmaktaydı. Kışla yaylasının suyu getirildikten sonra bu su sadece köyün bir bölümünün kullanımında kalmıştır.
Gusca yaylasının ormanlık yapısı meşe türü ağaçlardan oluşmaktadır. Bazı yörelerinde yabani fındık, yabani kiraz ve sumak ekşi ağaçları da bulunmaktadır. Gusca yaylasının ulaşımı kükürtlük yaylasının içerisinden geçen araç yolu ile yapılmakta olup, patika yoluyla da yapılabilmektedir.
Köyümüzün bu yaylalardan başka, yayla özelliğine sahip olan yerleri de bulunmaktadır. Bu yerler köyümüzden Amanos dağına doğru bakıldığında görülebilmektedir. :Bu Yerler;
a) Kumarlı,
b) Yaylayurt,
c) Mazılıseki,
d) Gelincikli seki,
e) Pamuk yeri
olarak bilinmektedir.
Yazan: Sabit İRENDE